Çok sevdiğimiz bir eşyamızı kaybettiğimizde duyduğumuz üzüntüden daha farklı çok sevdiğimiz birini kaybetmek.Bir yere bakınca bulamıyoruz, hatta öyle ki bir yere bakamıyoruz.Bir yatağın altında, bir çekmecede olması ne güzel olurdu oysa ki.En azından bakınca bulma şansımız var.Ama bir çekmecede olmuyor, evin her yerinde arayamıyoruz bu yüzden.Peki ne yapıyoruz? Ya da ne yapabiliyoruz? Beklemek.Oysa adı bile sıkıcı beklemenin.Öyle çaresiz.
Çok bekledim seni.Gittiğinde öyle acımasızdın ki.''Beni beklemene gerek yok, ben beklenmeyi asla haketmiyorum.Zaten geri de dönmeyeceğim'' der gibiydin.Ama ben yine de bekledim.Artık anladım gelmeyeceğini.Vazgeçtim beklemekten, güzel bir hayatım var ve artık başkalarını bekliyorum.Yeniden gelmeleri için değil ilk kez gelmeleri için.Tam anlamıyla.
0 yorum:
Yorum Gönder